http://www.aict-iatc.org/

BRECHT YENİDEN SAHNEDE

feride-sevda-ondulDostlar Tiyatrosunun yeni oyunu Ben Bertolt Brecht Ankara turnesini Nisanın ilk haftasında Şinasi Sahnesinde gerçekleştirdi.





brechtPrömiyer                                    17 ŞUBAT 2012
Uyarlayan ve Yöneten               Genco Erkal
Oyuncular                                  Tülay Günal, Genco Erkal
Müzik                                        Kurt Weill, Hans Eissler, Paul Dessau, Sarper Özsan
Sahne Tasarımı                          Ali Yenel
Giysi Tasarımı                           Özlem Kaya
Işık Tasarımı                              Yüksel Aymaz
Müzik Direktörü                        Emin Fındıkoğlu
Koreografi                                 Tan Temel, Sernaz Demirel
Piyano                                        Yiğit Özatalay

Bu çalışma ilk kez 1986-1987 sezonunda Gencobrecht-1 Erkal ve Zeliha Berksoy ortaklılığıyla seyirciyle buluşmuştu. Günümüz sosyo-ekonomik ve politik koşullarına göre gözden geçirilmiş olan çalışma yıllar sonra, usta oyuncu Tülay Günal'la bir kez daha sahne ışıkları altında can buldu. Daha önce izlemiş olanlar ile ilk kez izleyenler farklı bir deneyimle ama eminim ki benzer bir duyguyla, iyi bir oyun izlemiş olmanın sevinciyle salondan ayrılıyorlar. Oyun o kadar usta işi ki üzerine bir şeyler söylemek sahiden çok zor. Ankara turnesinin 2. günü olan 7 Nisanda sevgili Tülay Günal'ın davetlisi olarak gittim oyuna. Oyunlara bilet alırken yerimin ön sıralarda olmasına, sahneye ve oyunculara yakın olmaya dikkat ederim. Bu kez de oyunu en önden, orta koltukta ayrıcalıklı bir davetli olduğumu hissederek seyrettiğim için mutlu olduğumu belirtmek isterim.

brecht-2

Tiyatro oyunlarının bir kısmı seyirciyi sadece eğlendirirken, bir kısmı da seyirciyi salondan ayrılırken oyun hakkında düşünmeye sevk eder. Ben Bertolt Brecht ikinci kısma; seyirciyi düşündürtmeyi amaçlayan eserler grubuna girmektedir. Salondan kendimizi sorgulayarak çıkıyoruz. Genco Erkal seyircisinin pek iyi bildiği ve özlediği tiyatro zekasını "konuşturuyor". Brecht'in savaş ekonomisi ve sömürü düzenini eleştiren düşünceleri, Brecht'in sahneleme taktikleriyle birleşip eğlenceli bir seyirliğe dönüşmüş. Ağız dolusu gülerken aslında dünyanın içinde olduğu acı duruma güldüğümüzü biliyoruz. Güldüğümüze hem şaşıyoruz hem de yaşadıklarımız o kadar saçma ki gülmekten başka ne yapılır ki diye de gülmemize hak veriyoruz. Yozlaşmış bir düzenin insanı da yozlaştıracağını; açlığın ahlaka izin vermeyeceğini; bazılarının daha çok doymak için bazılarını aç bıraktıklarını ifade eden sahneleri çoğu zaman kahkahalarla izliyor; ya da bu durumların şarkılaştırılmış hallerini Tülay Günal'ın muhteşem yorumundan dinliyoruz. Marşlardan birine neredeyse tüm seyircinin katılması –ama sahnedeki oyuncuların sesini bastırmadan, sanki önceden anlaşılmış gibi, önceden provası yapılmış gibi— daha önce benim hiç tanık olmadığım bir durumdu. O zaman anladım büyüklerin bize 60lı, 70li yılların tiyatro deneyimlerini anlatırken duydukları coşkuyu. İşte o an kendimi Ankara Sanat Tiyatrosundaymışım gibi hissettim.

brecht-3

Kişisel oyun izleme deneyimlerinin dışında bir sahneleme ile karşılaştım. Sanki sahne düşünce aktarmak için bir ortam olarak kullanılmış; seyirci yer yer bir oyunun içinde buluyor kendini sonra oyuncuların söylediği şarkılar eşliğinde izlediklerini düşünerek sindiriyor. İzlemek ve onun üzerine düşünmek zamanları yer alıyor sahnelemede. Oyuna kendinizi hem kaptırıyorsunuz hem kaptırmıyorsunuz. Yani, oyun biraz ilerledikten sonra anlıyorsunuz ki bu oyun skeçler gibi birbirine bağlanmış sahnelerden oluşuyor; bir taraftan biraz sonra ne olacak, ne oynayacaklar, nasıl oynayacaklar diyorsunuz; bir taraftan da oyunun sunduğu genel bakış açısını aşama aşama anlıyorsunuz. Bu sahne bitmese derken onu takip eden sahnenin de izlemeye değer olduğunu görüyorsunuz, bu defa da bir sonraki sahneyi merak ediyorsunuz. Çok ilginç. Seyirci hem bir oyun izlediğinin farkında hem de oyunun seyirlik zevkine, oyuncuların hünerine bırakıyor kendini. Çok eğlenceli.

brecht-4

Daha önce Genco Erkal'ı da Tülay Günal'ı da sahnede seyretmiştim. İki büyük ismi aynı oyunda izlemek büyük ayrıcalık. Oyun süresince büründükleri karakterleri büyük bir ustalık ve inandırıcılıkla oynuyorlar. Genco Erkal, beni bağışlasın ama söylemek zorundayım, yaşına rağmen temposunu hiç düşürmeden oynuyor. Müthiş bir tekniğe ve kondisyona sahip. Tülay Günal ise "döktürüyor". Özgün müzik ile sözlerin uyumu üzerine çok çalışıldığı belli. Kostümler ise zekice çözümlerle biz fark etmeden değişiyor. Kostüm değişimleri için Tülay Günal sahneden "çaktırmadan çıkıyor" ve geri geldiğinde oyun bir başka duruma dönüş yapıyor. Ama işte burasını anlatmak zor: Sanki evdesiniz bir odadan çıkıp diğerine gidiyorsunuz. Öylesine doğal... Ve bu arada da üstünüzü değiştirmişsiniz gibi. Dekor da adeta bir enstalasyon gibi. Üst üste konmuş sandalyeler, araya göze batmayan basamaklar döşenmiş; hareketi akıcı hale getirmek için. Bu yerleştirme aynı zamanda sahnenin iki boyutlu hareketini kırıyor; dikine de hareket getiriyor; oyuncuların yatay zemin üzerindeki dikey hareketine paralellik sağlıyor. Yatay ve dikeyliğin uyumu (karşıtlıktaki uyumu) seyri kolaylaştırıyor. Seyirci de bir heykele bakar gibi bakıyor sahneye. Oyuncu yerine kullanılan hareketli oyuncak asker ve uzaktan kumandalı tanka ise bayıldım. Özellikle tankın "kendi kendine" sahneye gelişi o sahnenin anlamını öyle pekiştirdi ki ve tabii seyirciyi güldürdü de. Demiştim ya ciddi konuları öyle bir sunuyorlar ki aslında gülmemek lazım ama saçma bir durumla karşılaşıldığında da gülmekten başka yapacak bir şey yok. Savaşın saçmalığını; askeri müdahalelerin yersizliğini anlatmak için müthiş bir çözüm. Dostlar Tiyatrosu belli ki iyi bir ortaklık sonucu çıkarmış oyunu. Müzikler de zaten dünyaca kabul görmüş. Fazla söze gerek yok.

brecht-5

Ben Bertolt Brecht bu sezon seyrettiğim oyunlar içinde salondan mutlu bir şekilde ayrılmama sebep olan prodüksiyonlardan birisi. Emeği geçenlere buradan teşekkür ediyorum.

Feride Sevda Öndül

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim