http://www.aict-iatc.org/

ROMANTİK DÖNEMİN İYİ ÖRNEĞİ BİR ESER: "GISELLE"

"Giselle", romantik dönemin iyi örneği sayılan bir bale yapıtı.

Librettosunu Théophile Gautier, ünlü Alman şair Heinrich Heine'nin "Über Deutschland" adlı kitabının, "Willi" adı verilen doğaüstü varlıklardan söz ettiği bölümünden esinlenerek yazmış; Adolphe Adam, "Giselle"in müziğini "leitmotif" yapıya dayandırmış, sonuç olarak ortaya dramatik bütünlüğü olan bir yapıt çıkmış.

1884'te Marius Petipa, her ne kadar bazı değişiklikler yapmışsa da, Jean Coralli-Jules Perrot ikilisinin koreografi katkısını yanına alan "Giselle", günümüze dek gelmiş.

ÜÇGEN ÖRNEĞİ

"Giselle" dediğimiz, koreograf-besteci-libretto yazarı üçgeninin somut örneği bir yapıt.

Birinci perdede, Ivanka Lukateli'nin dansçılara sağlattığı birliktelik mükemmel. İlke Kodal (Giselle)'in "pas assemblé"leri, Selim Borak (Kont Albrecht)'ın "entrechatt"larına diyecek yok

Diğer taraftan Giselle, örneğin bir Prima Balerina için teknik yanı sıra, güçlü kontrol gerektiren bir rol.

Yavaşlık ve devamlılık içinde sergilenmesi açısından bir ustalık gösterisi...

İlk perde sonunda, saf ve mutlu, genç âşıktan öğrendiği gerçek karşısında hayal kırıklığına uğrayarak bir çılgına dönen Giselle'i canlandırmak öyle pek kolay iş değil.

"Kolay" ne söz, bıçak sırtı...

İlke Kodal "bıçak sırtı"nda da iyi oynuyor.

Selim Borak, dansçı olarak dengenin merkez noktasını, denge düzeninin bozulup yerine gelmesini başarıyla sağlıyor.

Avlak Bekçisi Hilarion'da Ömer Erenler, hareket çizgisini duruş ve adımlarda pek güzel çiziyor. Dansının akıcı olması için gerekli teknik kuralları bilecek deneyimi var.

İlke Kodal-Selim Borak "pas de deux"de dingin ve bakışımlı bir hareket için denge kuralına mükemmelen uyabiliyorlar.

Ayak ve kol hareketleri, bitişlerde hep zamandaş...

İKİNCİ PERDE

İkinci perdede, seyirci fizik ötesi bir dünya ile karşılaşıyor ve bana sorarsanız koreografi de, reji de usta işi olmalı.

Ivanka Lukateli, öbür dünyada kendilerini aldatan sevgililerini dans ettirerek öldüren bahtsız gelin kızlarla, masalsı unsurlarla "gotik" korkuyu birleştiren gizemli bir atmosfer yaratmış.

Düğün gecesinden önce ölen, Willi denilen genç kızlar bunlar.

"Giselle" balesinin temelini oluşturan Willi'lerin şiirsel dansları, Lukateli'nin elinde usta işi kotarılmış.

Geçit ya da hazırlık adımlarının önemli ve gösterişli adımlarla bağlanması, bu bağlanmalara kayıcı-sıçramalı adımların fevkalade başarıyla oturtulması; arabesque'i, dansçının önden görünüşlü attitude'ünden ayrı olarak yan görünüşü ile değerlendirmesi mükemmel.

Selim Borak, bu bölümde olabildiğince temiz bir dans tekniği ile bedenini etkileyici kılmakta.

İlke Kodal ise, bu bölümde, bir ölü kadar donuk, ama yoğun duygularını doğaüstü bir varlık niteliğinde sergilemesi gereken Giselle'i, fevkalade güçlü bir rol tekniği içinde yorumluyor.

Eserin diğer rollerinde Tülay Yalçınkaya, Bahadır Ovacıklı, Beyhan Başar, Mehmet Akdoğ, Şeyda Duran, Müge Celiloğlu, Deniz Özaydın, Ebru Cansız, Ebru Göktan kusursuz dans ediyorlar.

KOÇTÜRK'ÜN IŞIĞI

Serdar Başbuğ'un kostümlerine diyeceğim yok da, Metin Koçtürk'ün ışık tasarımına biraz takılmalıyım.

Bana sorarsa, ışık bir bale yapıtında görüntünün ardında gizlenen derin niteliği müzikle birlikte verebilmeli. Hatta ve hatta rejisör, gerekirse yalnızca ışık ve müzikle birlikte tüm istediklerini anlatabilmeli.

Işık, etken ve devingen olmalı, dansçıyı tamamlamalı diyorum.

Adnan Öngün'ün, düş gücünü zorlayan, duygu birikimini dışa vuran, sahnedeki hareketin dramatik yoğunluğunu belirleyebilen bir dekor tasarladığını açık yüreklilikle söylüyorum.

"Giselle"i on yıl sonra Süreyya'nın fevkalade mütevazı koşullarında İstanbullu baleseverlere kavuşturanlara; sahnede seyirci ile bütünleşenlere, perde gerisinde çırpınanlara, teknik personele, stüdyo ve atölye çalışanlarına teşekkürü bir borç biliyorum.

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim