http://www.aict-iatc.org/

TİYATRO YAN ETKİ’DEN, YAN ETKİSİ OLAN BİR OYUN: “KURABİYE EV”

Jacop Grimm (1785-1863) ve Wilhelm Grimm (1786-1859) Kardeşler tarafından

uyarlanan "Hänsel ve Gretel" masalını sanırım bilmeyenimiz pek yoktur.

Açlık, savaş, salgın hastalıklar ve diğer nedenlerde çocukları ormanda bırakmanın,

özellikle geç ortaçağ dönemindeki kriz sırasındaki bir uygulama olduğunu bilirsiniz

elbette, ama o uygulama işte bu masaldan öğrenilmiş.

Amerikalı genç yazar Mark Schultz (1975), "Hänsel ve Gretel"i irdelemiş;

şöööyle evirmiş, böööyle çevirmiş, 2009 yılında sahnelere daha iyi bir yaşam için

insanlığımızdan ne kadar ödün verebileceğimizi sorgulayan gerilim dolu bir kara

komedi getirmiş.

Oyununa "The Gingerbread House" adını vermiş.

ÜSTÜNER'İN BAŞARISI

Umutlar bağladığımız gençlerimizden Serkan Üstüner (1981), Elif Baş'ın temiz

bir Türkçeyle ve "Kurabiye Ev" başlığıyla dilimize kazandırdığı metni almış, enine

boyuna incelemiş. Elif Baş'ın dramaturgi desteği de verdiği oyunu, Tiyatro Yan

Etki'nin 2012-2013 sezonu oyunu olarak sahnelemiş.

Sahnelerken, hem plastik, hem de jestüel açılardan metni dantelâ gibi işlemiş. Ah!

Kosmos'un sesin elektronik halinin bedenler ve duvarlar arasındaki yansımasını

sağlayan ve dolaylı olarak heyecan püskürten müziğinden de yararlanarak

hareketlenme açısından yazarın yazımsal potansiyelliğini bir kenara itmiş; replikleri

jestlere ilmiklememiş, adeta işlemiş.

KOSTÜMLER

Üstüner, oyunu 15 tablo içinde çizmiş, dolayısıyla ister istemez kendisini "black-

out" çıkmazının kucağına itmiş. Neyse ki, izleyicicinin çok az süre karanlıkta

kalacağı şekilde çabukluğu olabildiğince sağlamayı da bilmiş. Gel gelelim, zaman

değişimlerinin yaşandığı onca tablo içinde, Stacey ve Brian'ın iki, Marco'nun üç kez

kostümlerinde değişikliğe gitmiş. Oysa bırakınız ayakkabı-pantolonu, bir bluz bir

kravat değişimiyle bile bu sorunu çözebilirmiş.

Diğer taraftan, Stacey ve Brian'ın çocukları Curtis ile Maggie'in görüntülerini

izdüşümü olarak verebilir, bu iki karakteri kamera karşısında çocuk oyunculara

oynatabilir, repliklerini kendilerine seslendirtebilirmiş.

Böylece Curtis ile Maggie'nin görüntüleri izlenirken Gençtürk'e, Karaoğlu'na ve

Barman'a kostüm demeyeyim, ama en azından gömlek, kravat, bluz değiştirme

olanağını da sağlayabilirmiş.

İstememiş!

DEKOR-IŞIK

İkincikat yapımı "Aut" ve "Barselo"daki sahne tasarımlarından tanıdığım Ece

Öz, bu kere "The Gingerbread House"un, Rattlestick Playwrights Theater'daki

sahnelenişindeki sahne tasarımının aynısını Yan Etki'nin sahnesine indirmiş.

Bana sorarsanız yapacağı fazlaca bir şey olmadığından pek iyi de etmiş. Ushan

Çakır'ın yapay ışık tasarımı, seyahat acentesinde geçen tablolar dışında yanılsama

yaratırken, 2. ve 4. Tablolarda Ece Öz'ün kanepe-koltuk-sehpasını yok eder hale

gelmiş. Diğer taraftan 8. tabloda gölgeler oyunculardan fazla gelişmiş.

OYUNCULUKLAR

"Kurabiye Ev" değerlendirmesinin eleştiri boyutunu bu kadarla sınırlı tutup geçtikten

sonra, Serkan Üstüner'in yarattığı ve figür haline getirdiği karakterlerin izleyicinin

düşüncesinde "alt-partisyon" denilen devinduyumsal (kinesthetic) bir şema

oluşturduğuna mutlaka dikkat çekmeliyim.

Çünkü Sekan Üstüner, Collin'de Özgür Özgencer'i, Barmaid'de Sinem Reyhan

Kıroğlu'nu, sanki bedenin bir anlam taşıdığını örneklemek için özel olarak seçmiş.

Barış Kıralioğlu, Fran karakterini psikolojik ve soyut olmadan önce fizikselleştirmiş. .

Deniz Karaoğlu, alt-partisyonu kendi perspektifi doğrultusunda başarıyla yakalayıp,

Brian'ı sanki dışarıya üfürmeden önce içinde biriktirmiş.

Faruk Barman, aksiyonlarının içine fiziksel yönelimler dizmiş; pişkin üçkâğıtçı

Marco'yu içine bir güzel sindirmiş.

Pınar Çağlar Gençtürk'e gelince.

Stacey'in ruhsal değişimlerini mükemmel, ama gerçekten mükemmel çizmiş.

Collin ile olan 9. Tabloda oyunculuğunun doruğuna yerleşmiş.

Mimiklerine ne kadar da hâkim!

Sanki öz kardeşiymiş gibi, Stacey'in mimiklerini özümsemiş.

Tiyatro Yan Etki, bu kere de, hem de "külliyen" iyi iş becermiş.

(12, 19, 26 Kasım'da Asmalı Sahne/Yemenici Abdüllâtif Sokak, Hoş Apartmanı, No 9,

Kat 1 Beyoğlu – İstanbul / Telefon: 0532 684 32 03)

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim