http://www.aict-iatc.org/

Eskişehir BBŞT: VEYSEL’DEN FO’YA UZANAN İNCE UZUN YOLDA

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, kuruluşunun 12. Yılında, yerleşik sahnelerinde ve turne düzeninde seyirciyle buluşuyor. 'Dost' ve 'Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü' gündemdeki yapımlardan yalnızca ikisi.

'Dost'ta Aşık Veysel'i İzlemek

Aşık Veysel'i uzun yıllar önce Harbiye'deki Açık Hava Tiyatrosu'nda izlemiştim. Karizmatik kişiliğinin tanığıyım. Veysel'in türküleri, görme yetisini çocukluğunda yitirmesine karşın, yaşama sevincini –görsel belleğindekileri düş gücüne katarak- nasıl koruduğunu, sohbeti şiirle, ezgileri sazı ve sesiyle eşleştirirken nasıl zengin bir dünya yarattığının kanıtıdır. Dillerden düşmeyişleri boşuna değil...

Acıyı bal eylemiş bir 'aşık'tır Veysel. Onun, bilgeliğin ağırbaşlılığıyla, gülmece ustalığının kıvraklığını aynı eksende buluşturma özelliği, EBBŞT'nın birkaç yıldır sürmekte olan 'Dost' oyununun temel taşı olmuş. Tulga Serim'in derlemesi, K. Sinan Demirer'in yorumuyla Veysel'in yaşam öyküsünü sahneye taşımış.

Mustafa Kala'nın ışık, Meryem Yönlüer'in giysi, Volkan Ünsal'ın makyaj uygulamasıyla görsel düzeyde, sazı, türkü sesi ve konuşma biçimiyle de işitsel düzeyde Veysel ile bütünleşen Sinan Demirer, oyuncu/müzisyen hünerlerini yaman bir ustalıkla kullanarak, ozanın hüznünü, neşesini, sabrını, coşkusunu, insana ve yurduna olan sevgisini gülümseyerek, gülümseterek dillendiriyor.

Öte yandan, oyunun masa ile yatak arasında gidip gelmelerle sınırlı devinim alanı ve Demirer'in 'görmeyen kişi'yi oynaması, hareket yerine, tekdüzelik oluşturuyor. Veysel'in yatağında ölmesi de gereksiz bir ayrıntı. Gözü 'görenler' için nice 'görülmeyen'i dillendirmiş bir ozanın, sonunda sazını duvara asıp sahneden çıkıvermesi yetmez mi?

Yine de 'Dost', Veysel'i sevgiyle, saygıyla sahneye getiren, sımsıcak, izlenesi bir gösteri...

Fo'nun 'Anarşist'i devlet cinayetlerine karşı

Dario Fo'nun 'Bir Anarşist'in Kaza Sonucu Ölümü' oyunu politik tiyatronun has yapıtlarından biridir. Yazar, gözaltındayken kaybolan, intihar ettiği ya da 'kaza sonucu' öldüğü bildirilen zanlılara ilişkin gerçeği 'fantezi boyut'a yerleştirip irdelerken, günümüzdeki –insan haklarına hiçe sayan- 'adalet bekçisi' kurumları taşa tutmaktadır.

Commedia dell'Arte geleneğinin, yasal soruşturma söylemiyle harmanlandığı oyunda, 'sorgulayan', bir akıllı 'deli', 'sorgulanan' da emniyetin alt kademesinden başlayıp 'bilinmez' kademelere uzanan devlet mekanizmalarıdır.

Oyunda ilk aşamayı, 'kaza sonucu ölüm'ü soruşturacak 'müfettiş' kılığına giren delinin rolüne hazırlanışı, ikinci aşamayı da rolün –olayın içyüzünü açığa çıkartan- uygulaması oluşturur. 'Oyun içindeki oyun' aracılığıyla seyirciyi güldürürken uyaran, Fo'nun eleştirel zekasının ürünü, hınzır bir sahne metni kotarılmıştır.

Yönetmen İlham Yazar'ın –oyunun fantezi boyutuyla gerçekçi dokusunu kaynaştırdığı- sahne düzeninde, Murat Gülmez'in dekor, Tülay Kale Yılmaz'ın giysi, Zeynel Işık'ın ışık tasarımı, Emre Onuk'un koreografisinin katkısıyla teatral çarpıcılık ile düşünsel vurgu iç içe oluşuyor. Onca doğaçlamaya karşın...

Oyunun motoru olan 'Deli'de Ali Eyidoğan, yetenek ve becerilerini nasıl bir emekle ve disiplinle parlattığını, şaşmaz tempolu müthiş yorumuyla kanıtlıyor. Emniyet görevlilerini oynayan Devrim Ö. Akın, H. Tolga Tümer, M. Alp Suhaoğlu, Atilla Savumlu ve Gazeteci'de Mahide Yumbul, yapımın düzeyini yüksek tutan sanatçılar.

Oynayanı da izleyeni de yoran uzunlukta olması yapımın tek sorunu. Yarım saat kısaltılırsa, EBBŞT'nin 'Anarşist'i yıllarca sahnede kalabilir.

(Cumhuriyet, 2 Nisan 2013)

Ayşegül Yüksel

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim