http://www.aict-iatc.org/

OYUNCULUĞA YAZGILI CUMHURİYET KIZI

Tiyatromuz bir 'efsane' oyuncusunu yitirdi. Macide Tanır 1922 doğumluydu. Gençliğinde, ustaları, arkadaşları ve hayranları 'Macide' diye anarlardı onu. 1970'ler Ankara'sında benim kuşağımdan sanatçıların 'Macide Abla'sıydı. Emekliliğinden birkaç yıl sonra İstanbul'a taşınınca, her yaştan sanat insanının 'Macide Abla'sı oldu ve hep öyle kaldı.

Yalnız oyunculuğuyla değil, kişiliğiyle de efsaneydi. Toplumsal-politik dinamiklerin izini titizlikle sürüp açık sözlülükle yorumlayışında görülen 'ödünsüz duruş'uyla katıksız bir Cumhuriyet kızıydı. Erenköy Kız Lisesi ve Ankara Devlet Konservatuarı'nda Cumhuriyet idealleri doğrultusunda eğitim almış, bireysel gelişim çizgisi, toplumun o dönemde yaşadığı 'aydınlanma' süreciyle bütünleşmişti. Bu nedenle, kültür-sanat olaylarının da sıkı bir izleyicisi, tartışmacısı ve eleştiricisiydi. Kendi deyişiyle 'Tiyatronun Cadısı'ydı. 2000'de yayımlanan kitabına bu adı vermişti.

1947'de kurulan Devlet Tiyatroları'nın ilk kırk yılındaki emeği onu sahnelerimizin' unutulmazlar'ı arasında baş köşeye taşımıştır. Sanat yaşamının her döneminde çoğunlukla 'anne' rolleriyle görevlendirilmiş olması onun oyuncu kişi olgunluğuna ne denli erken ulaşmış olduğunu gösterir. Canlandırdığı anne karakterlerinin çoğu dünya tiyatro dağarının zorlu rolleri arasındadır. İçinde yer aldıkları oyunlarsa şöyle sıralanabilir: İbsen'den 'Hortlaklar', Sean O'Casey'den 'Dünyanın Düzeni', Eugene O'Neill'den 'Günden Geceye', Casona'dan 'Ağaçlar Ayakta Ölür', Lorca'dan 'Kanlı Düğün', Camus'den 'Yanlışlık', sonra Yıldırım Türker-Yeşim Müderrisoğlu'ndan 'Gölge Ustası', Marsha Norman'dan 'İyi Geceler Anne', dahası, 'Öyle Bir Sevgi ki', 'Altın Göl'...

1992-93 döneminde Nedim Saban'ın İstanbul'da sahnelediği 'Müziksiz Evin Konukları' Macide'nin son sahne çalışmasıdır. 'Yer Demir Gök Bakır', 'Cumhuriyet', 'Yengeç Sepeti'yle sinemaya da imza attı. Televizyonda 'Kurtuluş', 'Güz Güneşi', 'Baharın Bittiği Yer', 'Anne', 'Şehnaz Tango' ile milyonlara ulaştı. Devlet Sanatçısı oldu. Otuzu aşkın ödülü var. Kabul etmedikleri de...

Oscar Wilde'ın 'Yelpaze'sinde, kırmızı tuvaletiyle yaptığı muhteşem 'giriş'le ilk kez 1978'de tanımıştım sahnedeki 'Macide'yi. İlk değerlendirmem ise 1983'teydi: 'Gölge Ustası'ndaki (...) 'gölge' ortamını, satırlardan çok satır aralarını oynayan Tanır belirliyor. Bağırdığı zaman bile yırtıcı olmayan sesiyle, bakışlarıyla, yürüyüşüyle, (...) acıları yaşam biçimine sindirmiş annenin sessiz duyarlığını (...) sergileyerek.'

Macide Tanır'ın oyunculuğu, her farklı role bürünüşte tepeden tırnağa bir kişilik çözümlemesi gerektiren, ruhu ve bedeni o kişiliğin emrine veren düşünsel-duygusal bir yoğunlaşma süreci içerir. Karakteri canlandırabilmek için, önce onun 'iç ses'ine ulaşmayı, iç dünyasının labirentlerinde dolaşmayı amaçlayan bir yaklaşımdır bu. Sahnedeki Macide'nin sevinci de, coşkusu da, acı çekişi de hep yalın, ama çok derinlerde olmalı...

Macide Abla'yı en son 2009 Mart'ında görmüştüm. Sağlıklı ve neşeliydi. Anadolu yakasındaki bir sahneye adının verilmiş olması onu sevindirmişti. İnce bedeni, sarışın güzelliği ve 'laf sakınmaz' sohbetiyle, son otuz yıldır olduğu gibiydi.

Onu hep öyle anımsayacağım...

(Cumhuriyet, 9 Şubat 2013)

Ayşegül Yüksel

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim