http://www.aict-iatc.org/

“Anlatırsan Yazamazsın”

TOPLU HİKÂYELER- Yazan: Donald Marguiles, Çeviren: Defne Halman-Balam Kenter, Şiir Çevirileri: Talat Halman, Yöneten: Kadriye Kenter, Dekor Tasarım: Osman Şengezer, Işık Tasarım: Alev Topal, Oynayanlar: Kadriye Kenter/ Defne Halman.

Kent Oyuncuları, bu yılın yeni oyunu olarak iki kişilik "Toplu Hikâyeler"le perde açtı. Pulitzer ödüllü Amerikalı yazar Donald Marguiles'in imzasını taşıyan oyun, ünlü ve saygın bir yazar olan Ruth Steiner ile önce asistanı, daha sonra sıkı dostu, meslektaşı ve en sonunda rakibi olan öğrencisi Lisa Morrison'un hikâyesi.

Ruth Steiner çok genç yaşta öyküleriyle şöhret basamaklarının en tepesine kadar tırmanmış bir yazar. Ne var ki, zamanla ününe gölge düşmüş, yaşlılığın eşiğindeki kadın da yazarlık heveslilerini eğiten bir öğretmen olup çıkmış. Ama parıltılı günlerinin onurunu hâlâ koruyan, ödünsüz bir tavrı benimsemiş. Yazar sorumluluğunu, aile sorumluluğuyla örtüştüremediği için evlenmemiş, çocuk sahibi olamamış. Hayli katı yaklaşımıyla öğrencilerine dilin doğru ve güzel kullanılması gerektiğini, farklı yörelerin konuşma tarzını kaybetmemek, yazılanları sıradanlaştırmamak gerektiğini aşılamaya çalışan bir öğretmen.

Lisa Morrison ise onun hem öğrencisi, hem de hayranı. Ruth'a öylesine ısrarla yaklaşıyor ki, başta mesafeyi korumaya kararlı olan öğretmen, giderek onunla samimiyetini özel yaşamını anlatacak kadar ilerletiyor. Oyun, Lisa'nın yazdığı hikâyeyi değerlendirmek, ona yol göstermek için öğretmenin evinde buluşan ikilinin altı yıllık bir süreci kapsayan ilişkisini yansıtıyor. İlk karşılaşmalarında genç yazar adayı, hikâyesindeki otobiyografik noktaları heyecanla anlatmaya başlayınca, öğretmen, "Sakın anlatma, anlatırsan yazamazsın," diyerek belki de öğrencisine en önemli uyarıyı yapıyor, ona yazarlık yolundaki en büyük dayanağı sağlıyor.

O süreç içinde ilk hikâyelerini yayımlatıp başarıya ulaşan öğrenci, çabasını bir adım daha ileri götürüp roman yazması gerektiğine karar veriyor ve hocasının yaşam öyküsünü, ünlü bir şairle olan aşk hikâyesini de içeren bir roman yazıyor. Bu gelişme, ilişkideki dengeyi değiştiriyor; başlangıçta öğretmen daha etkin ve egemen konumdayken, elde ettiği başarı öğrencinin ona karşı tutumunu ve tavrını değiştiriyor. Ruth, özel yaşamının roman konusu yapılmasını kendisine, içtenliğine bir ihanet olarak yorumlayıp öfkeyle karşılayınca, biri şöhret merdivenini inen yaşlı, diğeri merdivenin başındaki genç iki yazar arasında kreşendosu hızla yükselen bir tartışma başlıyor. Bu tartışma, "Yaşam öykümüz kime aittir? Deneyimlerimiz, paylaştığımızda bizim olmaktan çıkıp ortak olarak ördüğümüz yeni bir öykünün parçası olur mu? Yoksa hikâyelerimiz çalınabilir mi? Peki hikâyelerimiz olmadan biz kimiz?" temasında odaklanıyor.

Oyunun yazarı Donald Marguiles, bir kişinin başından geçenler, bir başkasının yaratıcılığına malzeme olur mu, olmaz mı konusunu işleyerek kültürel üretimi estetik ve etik açıdan sorguluyor.

Kent Oyuncuları'nın yorumu

Oyun Osman Şengezer'in tasarladığı sıcak bir atmosferi yansıtan dekorda oynanıyor. Bohem olamamaktan yakınan yazar/öğretmenin, içten içe bu özlemini yaşamına yansıtmaya çabaladığını gösteren öğeler kullanmış Şengezer. Duvarda egzotik desenli bir pano, mor bir puf ve aynı mor kumaştan bir koltuk örtüsü, derslerle ilgili olduğu anlaşılan klasörlerle zıtlık oluşturuyor. Bir kitabın arasına sıkıştırılmış şiir, unutulmak istenenlere bir türlü kıyılamadığını belirten bir işaret.

Oyunu Kadriye Kenter yönetmiş. Söz ağırlıklı oyuna, gereksiz hareket zorlamaları katmadan yalın bir oyun düzeni kurmuş. Bu yaklaşım, izleyicinin konuşmalara odaklanmasına yardımcı oluyor ve oyunun başarısını sağlıyor. Oyunun iki oyuncusundan biri olan Kadriye Kenter, Ruth Steiner'ı canlandırıyor. Yaratıcı yazarlık öğretmeninin, kendi doğruları ekseninde kurduğu yaşam biçimini zedeleyecek herhangi bir şeye ya da herhangi bir kimseye fırsat vermeyen tavrını rahatça yansıtıyor. Kenter, oyunun başındaki katı tutumundan zamanla yumuşayan, hoş görülü, destekçi, dostça tavrına ve finaldeki öfkeli çıkışına uzanan grafiği başarıyla çiziyor.

Lisa Morrison rolünde Defne Halman, çok inandırıcı bir karakter yaratıyor. Genç yazar adayından, beğenilen, yıldızı parlayan yazara yürüyen çizgideki ilerleyişi hiç aksamadan gerçekleşiyor. Bu estetik ve etik sorgulamanın edebiyat çevrelerine uzak izleyiciye aktarılmasında Defne Halman'ın oyunculuğu önemli rol oynuyor.

"Toplu Hikâyeler", çok özel bir çalışma alanının çok özel bir sorunsalını ele almasına karşın, yalın anlatımı ve incelikli yorumuyla her kesimden seyircinin ilgisini çekecek bir oyun olarak Kent Oyuncuları'nın olumlu bir seçimi olmuş.

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim