http://www.aict-iatc.org/

ARALIK AYINDAN ANDAY’A SELAM

Melih Cevdet Anday'ı yitirişimizin 10. yılı 28 Kasım'da dolmuştu. Ne ki, onun şiir türündeki başyapıtlarından 'Ölümsüzlük Ardında Gılgamış'ı noktalayan -Aralık ayına ilişkin- dizeler, Anday'ı selamlamayı bugüne bırakmama neden oldu.

Şiirin sonlarına doğru, Gılgamış'ın ağzından şöyle diyor Anday: 'Ölümsüzlüğü aramışım, laf, nasıl yaşardım / aramasam; o ölümsüz denen yaşıyor mu sanki'... Ozan, müthiş bir tersinlemeyle, 'yaşama' eylemini 'ölümsüzlük' olgusundan daha değerli kılıyor. Gılgamış böylece, 'romans' düzeneğindeki uzun bir 'arayış' yolculuğundan anayurduna dönüşte, ölüme çare bulmuş bir kahraman olarak değil, yaşamın değerini öğrenmiş bir düşünür olarak yüceliyor. Dahası, yılın son ayı olan Aralık, son dizelerde, ilerlemiş yaşlarda ulaşılan 'bilgelik'le eşdeğerli olarak kucaklanırken, Anday'ın yaşamışlığı kutsayan güzellemesinden payını alıyor: 'Kış günlerinde yol gösteren ay şurda dinlenir, / Unutulmuş arabalar yaşmaklı çayırda,/ Ömrün en mavi göğünü aralık ayı boyar.'

Bireysel Ölümsüzlük

Anday, 'Gılgamış' (1981) ile aynı dönemde gündeme gelen, 'düşünsel güldürü' tadındaki 'Ölümsüzler' oyununda, tarihin 'ölümsüzlük'le yaftaladığı Jül Sezar'ı günümüze getiriyor. Anday'ın bu son oyununda, iki bin yıl önce öldürüldüğü andaki konumu içinde dondurularak 'ölümsüz' kılınan Jül Sezar'ın ölümsüzlüğü tatsız bir şakaya dönüşmüştür. Jül Sezar, oyunun 'fantezi' dokusu içinde, ona yaşamak ve eylemde bulunmak şansı vermeyen ölümsüzlüğünü sonlandırmak için Roma'ya gidecek, kendisi gibi ölümsüzlüğe tutsak edilmiş olan Brutus'u bulacak, onun hançer darbeleriyle –bu kez kimsenin haberi olmaksızın- bir kez daha ölecektir.

Toplumsal Ölüm

Bireysel düzeyde ölümsüzlüğü hiçe sayan Anday, 'toplumsal ölüm' karşısındaki duyarlığını 1972'de (12 Mart döneminde) yayımlanan dört 'uyumsuz' oyunuyla dile getirmişti.

Toplumsal olan ile evrensel olanın iç içe geçtiği bu çok katmanlı oyunlardan 'Dikkat Köpek Var' yasakları, 'Yarın Başka Koruda' ülke çapındaki anarşist/terörist avını, 'Müfettişler', özel yaşamımıza dek sızmış. 

Ayşegül Yüksel

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim