http://www.aict-iatc.org/

DÖRT TOPLULUKTAN DÖRT OYUN

Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat için Vakıf (TAKSAV) tarafından düzenlenen 17. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali başkentte yoğun bir tiyatro rüzgarı estirdi.

Gerçekleşen 79 etkinlikten 59'u tiyatro gösterisiydi. Kentin çeşitli semtlerine dağılan ve düşük bilet ücretleri karşılığında ya da ücretsiz olarak sunulan oyunlara yalnız salonlar değil, okullar, sokaklar da ev sahipliği etti. Yabancı yapımlar açısından bu yıl yetersiz kalan Festival'in Onur ödülü Haldun Dormen'in, Emek ödülü de tiyatro eleştirmen Atila Sav'ın oldu.

'Eşeğin Gölgesi'

Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu'nun sunduğu 'Eşeğin Gölgesi' Haldun Taner'in, 'masal'dan yola çıkıp, emek-sömürü, 'adalet'in yozlaşması, halkın uyutulması gibi konuları 'güncel gerçekler'le buluşturduğu bir politik taşlamadır. Murat T. Demirbaş'ın sahnelediği oyun, hareket ve dans uygulaması, müzik ve şarkı kullanımı, giysi tasarımı, özellikle de canlı orkestranın performansı açısından nitelikli bir çalışma. İki sorunu, performans metnine aşırı dozda gülmece öğesi yüklenmiş olması ve oyuncuların -Taner'in vurgularını yok eden- hızlı tempolu konuşma biçimi nedeniyle izleyenler tarafından anlaşılamaması.

'Ermişler ve Günahkarlar'

Bornova Belediyesi Şehir Tiyatroları Anthony Horowitz'in 'Ermişler ya da Günahkarlar'ı ile katıldı Festival'e. Hakan Taner Yıldırım'ın rejisinde, 'sürpriz' öğelerinin iç içe geçtiği oyunun içerdiği 'psikolojik gerilim'i, dekor ve ışıkta fantastik boyutta yapılan önsemelerle zenginleştirme yoluna gidildiği görülüyor. İlk bölümde, 'görünen' ve 'saklı' kişilik özellikleri arasındaki ayrım, Doktor'da daha az abartılı, Ziyaretçi'de biraz daha belirgin, Hastabakıcı'da daha 'alçak tonlu' olabilirdi. Diksiyon ve tonlamadaki sorunları giderme yolunda ise özel olarak çalışılması gerekli görünüyor.

'Sezuan'ın İyi İnsanı'

Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, Brecht'in başyapıtını bir toplu çalışma olarak sergilerken, her zaman olduğu gibi zekice çözümler üretmişler. Canlı orkestranın parlak sunumundan, görsel çekiciliği de olan çok amaçlı dekor parçalarına, yalınlığa estetik boyut katabilen giysilere, başkişiler dışındaki oyuncuların hareket düzenine katılan 'kukla tiyatrosu' tadına, şarkıları -kötü söylemektense- 'resitatif' boyutta değerlendirmeye dek pek çok buluş yapımı nitelikli kılıyor. Temel sorun, gereksizce uzayan, 'şarkı'nın sözlerinin de anlaşılamadığı 'düğün sahnesi'nin oyunun temposunu düşürmesi...

'İmparatorluk Kuranlar'

İzmir Yenikapı Tiyatrosu, Boris Vian'ın fantezi boyuttaki 'karanlık komedi'sı 'İmparatorluk Kuranlar'ı, 'küçük burjuva' sınıfının 'unutmak' ve 'gerçeği görmezden görmek' yoluyla sürüklendiği soyutlanmayı ve yalnızlaşmayı tartışıyor. Bu olgular Orçun Masatçı'nın sahnelemesinde, daralan dekor, sokaktaki 'öteki'nin evin içinde yer alması gibi göstergelerle vurgulanıyor. Aynı doğrultuda giysi düzeninde de 'grotesk'leştirmeye gidilebilir, dekor daha etkileyici bir görselliğe büründürülebilirdi. Oyuncularla yapılan çalışma ise çoğunlukla olumlu sonuç veriyor.

İzlediğim bu oyunlarda etkileyici olan, 'özgün' olmayı amaçlayan çabaları yansıtması ve tiyatronun gerektirdiği disiplin içinde çalışılmış olmasıydı.

Ayşegül Yüksel

(Cumhuriyet, 27 Kasım 2012, Salı)

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim