http://www.aict-iatc.org/

‘KEÇİ TÜRKÜLERİ’ SÖYLERDİ BİZE

Güngör Dilmen'in bizim topraklarımızda can bulan tiyatro yazarlığı son 50 yılı kapsar. Ne ki, onun dünyanın tüm zamanlarında ve uzamlarında yaşamış olduğuna inanası gelir insanın. Çünkü sahne yapıtlarının kapsadığı uzam ve zaman neredeyse uçsuz bucaksızdır. Dilmen, Meksika Körfezi'nden Çin'e uzanan bir coğrafyada, 'Ak Tanrılar' oyununda yansıyan Aztek uygarlığından, 'arınmış ruhların buluşma yeri' olan Sarı Nehir kıyılarına doğru uzun bir yolculuk yaptırır seyircisine.

'Galileo'nun Günahları' ile İtalya'nın dükalık dönemine, 'Amfitrüon' ile Yunan mitologyasının zamansız evrenine, 'Troya İçinde Vurdular Beni' oyunu ile de Homeros'un söylensel dünyasından Anadolu'ya ulaşılır. Anadolu'daki uzun durakta, 'Midas Üçlemesi' ile Lidya-Frigya söylenlerine, 'Ben Anadolu' oyunundaki 'kadın portreleri'yle de 'Eskiçağlılar'ın söylensel kültüründen Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin tarihsel kıvrımlarına geçilir. Dilmen'in, Osmanlı'nın son dönemini sahneye getiren oyunlarından 'Devlet ve İnsan', 'İttihat ve Terakki', 'Osmanlı Dram Kumpanyası' ve 'Aşkımız Aksaray'ın En Büyük Yangını', bir de 1950'lerin Kuzguncuk semtini canlandıran 'Kuzguncuk Türküsü' İstanbul'da geçer. Kurtuluş Savaşı'nın son yıllarını anlatan, belgesel nitelikli 'Hakimiyet-i Milliye Aşevi' Ankara'da, 'Kurban' ise Anadolu'nun kırsalında yer alır.

Yolculuk Ortadoğu'da sürmektedir. 'Akad'ın Yayı' ile bugünkü Filistin bölgesindeki Kenan ülkesine, 'Hasan Sabbah' oyunu ile Ömer Hayyam'ın anayurduna, 'Deli Dumrul' ile Oğuz illerine, 'Bağdat Hatun' ile Horasan'a, 'Canlı Maymun Lokantası ile de Uzak Doğu'ya uzanan Dilmen dünyanın çevresine oyunlardan bir kuşak sarmış olur.

Dilmen, bir tiyatro ozanıdır. Yapıtlarını Doğu ve Batı dünyasındaki masal-söylen-tarih birikiminde biçimlendirmiştir. Böylece sahneye tüm insanlığın sesini taşıyabilmiş, bu nedenle 'evrensel' bir söylem yaratabilmiştir.

1959'da ilk oyunu 'Midas'ın Kulakları' ile Sinema-Tiyatro Dergisi Tek Perdelik Oyun Yarışması'nda birincilik ödülü aldıktan bir yıl sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Filoloji bölümünü bitirmişti. Aristoteles'in tedrisinden geçmiş, Shakespeare'e Mina Urgan'ın açtığı pencereden bakmıştı. Tiyatrodaki yolculuğuna çıkarken tam donanımlıydı.

Öncelikle bir 'trajedi' işçisiydi Dilmen. Ne ki dramatik şiirin iki ana kolu olan 'trajedi' ile 'komedi'yi buluşturmayı da çok sevdi. 'Komedi'nin ilettiği 'yaşama sevinci' ile 'trajedi'nin kucak açtığı 'yıkım/ölüm' arasındaki 'zıtlık' pek çok yapıtında iç içedir.

Dilmen, 53 yıl boyunca dur durak bilmeden üretti. Oyunlarının çoğu şanslıydı. Yalnız ödenekli tiyatrolar değil, özel topluluklar da sahiplenmişti yapıtlarını. 'Kurban'ın ilk Zehra'sı Gülriz Sururi, 'Ben Anadolu'yu hem Türkçe hem de İngilizce olarak kitlelere taşıyan Yıldız Kenter, 'Canlı Maymun Lokantası'nın ilk ozan Wong'u Genco Erkal, 'Midas'ın Kulakları'nın ilk Midas'ı Kerim Afşar, ilk Bağdat Hatun Ayten Gökçer, 'Ak Tanrılar'ın ilk Cortez'i Selçuk Yöntem oldu. 'İttihat ve Terakki'de Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu ile Dormen Tiyatrosu'nun yıldız oyuncuları rol aldı.

'Keçi Türküsü' (Cem Yayınevi, 2007) başlıklı yapıtı, Dilmen tiyatrosundan en parlak 'şiir' bölümlerinin toplandığı bir seçki niteliği taşır. Yazarın, tragedyayı kuşatan gizemi, antik 'koro'nun gürüldeyişini, insan-doğa, söylen-tarih, coşku-hüzün kenetlenmişliğini, en önemlisi de Anadolu topraklarında çeşitli çağlarda yeşermiş olan kültürlerden bir yaşam boyu beslenmiş olmasının mutluluğunu ve övüncünü dile getirdiği metinlerdir bunlar.

'Geçmiş'i 'şimdi' ile buluşturan bir yazardır Dilmen. Oyunlarında 'söylensel-tarihsel geçmiş' ile 'bugünün gerçekleri' arasında sıkı bağlar kurmaktadır. Oklarının hedefinde öncelikle, pek çok oyun kişisinde işlediği 'erk tutkusu' ve 'zorbalık' vardır. Dahası, pek çok oyununda 'emperyalist/yayılmacı' yönelimlerin karşısına dikilmektedir. Yunan dünyasındaki 'yayılmacı siyaset'in ürünü olan ve Olympos tanrıları tarafından 'spor karşılaşması' gibi izlenen Truva Savaşı'ndan yola çıktığı 'Troya İçinde Vurdular Beni' oyunu, her iki taraftan da yitirilen genç yaşamlara dökülmüş bir ağıt niteliği taşır. Bu yapıtta, aynı zamanda, Çanakkale Savaşı'nda, 'emperyalist tutku'lara kurban edilen canların yası tutulmaktadır. Dilmen'in, 2012'de tamamladığı 'Sokrates Bulutlarda' oyununda, aptallığa ve zorbalığa ödün vermeyen ünlü düşünürle buluşması boşuna değildir...

O şimdi göklerle denizi ve toprağı kucaklaştırdığı söylenler ülkesinde...

Ayşegül Yüksel

(Cumhuriyet, 10 Temmuz 2012)

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim