http://www.aict-iatc.org/

Bilin: Halkın Ekmeğidir Adalet-Ben Bertolt Brecht

Dostlar Tiyatrosu, Alman tiyatro kuramcısı, tiyatro yazarı ve şair Bertolt Brecht'in şiir, öykü ve şarkılarından Genco Erkal'ın uyarlayıp sahneye koyduğu 'Ben Bertolt Brecht' ile bir kez daha sömürü düzenini, bozuk adalet sistemini, savaşları ve kadının toplumdaki yerini sorguluyor. Genco Erkal ve rol arkadaşı Tülay Günal'ı avuçlarım acıyıncaya kadar alkışladım.

Dostlar Tiyatrosu'nun eski ve sadık dostu olarak, sahneledikleri her yeni oyuna heyecanlanarak giderim. Çünkü bilirim ki Genco Erkal yine çağına tanıklık edecek, yine içinde bulunduğumuz düzene karşı çıkacak, bizi düşündürecek, silkeleyecek, suskunluğumuzdan utandıracak. 'Uyanın ey insanlar' diyecek.

Bu ve benzeri duyguları ilk kez hangi oyununda hissettim? Şöyle bir geriye gidince gözümün önüne önce 'Rosenbergler Ölmemeli' geliyor. Asiye Nasıl Kurtulur, Havana Duruşması, Aslan Asker Şvayk, Şili'de Av, Kerem Gibi, Galileo Galilei, Yalınayak Sokrates...Ve diğerleri...Ve 'Sivas 93' oyununun gözyaşlarıma karışan alevleri yakıyor içimi. Sivas Katliamı'nın zamanaşımına uğradığı şu günlerde, bu utanca tanık olduğumuz için yangının tam ortasına düşmedik mi?. Unutturmamak' ilkesinden hareketle, yazan, uyarlayan, çeviren, sahneye koyan, oynayan Genco Erkal. Turne turne, karış karış Anadolu'yu, dünyayı dolaşan Genco Erkal...

Genco Erkal'ın kurduğu Dostlar Tiyatrosu'nu diğer özel tiyatrolardan ayıran en önemli özellik, 43 yıldır perdesini aralıksız açmasının da ötesinde ülkemizde 'Politik Tiyatro' yapmayı sürdüren tek topluluk olması. Türkiye'nin karanlık ve zor dönemlerinde, aydınlığa çıkar gibi olduğumuz ama ışığın ucunu bir türlü göremediğimiz günlerde 'Dostlar' politik söylemini hep sürdürdü, dirençle ve inatla. 'Alpagut Olayı, 'Rosenbergler Ölmemeli', 'Kerem Gibi' yargılansa da (hepsi aklandı) 'Azizname' saldırıya uğrasa da, 'Brecht Kabare' Ankara turnesinde yasaklansa da inandığı yolda yürümeye devam etti. Düşüncelerinden, sanat anlayışından, ilkelerinden politik duruşundan taviz vermeden yürüdü. Bu uzun yolda ona eşlik eden yol göstericileri, yol arkadaşları oldu, Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Bertolt Brecht gibi. Oyunlarında ve şiirlerinde, bozuk adalet sistemi, savaş, faşizm, ırkçılık, kapitalist düzen, adil bir dünya arayışı gibi evrensel konularda kimsenin beklemediği hınzırca sorular soran Brecht'in dünya görüşü, tiyatroya bakışı Genco Erkal'ınki ile örtüştü. Sürekli sorular soran ama bunları hiç yanıtlamayan, savaşı anlatırken bile mizahı elden bırakmayan Brecht'in sivri dilli dışavurumcu tiyatrosunu Dostlar Tiyatrosu'nun seyircisi de benimsedi.

Brecht ve Erkal'ın sahne dostluğu Mehmet Akan'ın, yazarın Kafkas Tebeşir Dairesi'nden uyarladığı 'Analık Davası' oyunu ile başladı. Onu, Brecht Kabare, Kafkas Tebeşir Dairesi, Galileo Galilei, Ben Bertolt Brecht, Bay Puntila ile Uşağı Matti', Yosma (Zeliha Berkoy'un başarılı yorumu hep hatırlanacak) izledi. Brecht'in sivri dilini, düşünceyi keyfe, eğlenceye dönüştüren zekasını, gülmece dehasını özleyen Genco Erkal, yeniden 'Şimdi Brecht Zamanı' dedi ve perdesini açtı.

Sanki bugünü anlatıyor

Genco Erkal, 'Ben Bertolt Brecht'i, ünlü yazarın, şiir, öykü ve şarkılarından uyarlayıp yönetmiş. Şiir ve öyküleri, A.Kadir, Ali Sait, Arif Gelen, Asım Bezirci, Can Yücel, Gülen Fındıklı, Hasan Kuruyazıcı, Sevgi Soysal ve Zehra İpşiroğlu çevirmişler. Şarkı sözlerinin çevirisi Genco Erkal ve Tuncay Çavdar'ın. Müzik, Kurt Weill, Hans Eisler, Paul Dessau, Sarper Özsan. Düzenleme ve müzik yönetimi, Emin Fındıkoğlu. Koreografi, Tan Temel ve Sernaz Demirel'e ait.

Sanatçı, oyunu uyarlarken, farklı zamanlarda farklı kişiler tarafından yapılmış çevirileri belli ki elden geçirmiş ve ortak bir dil oluşturmayı başarmış. Şiirleri, öyküleri ve şarkıları, içinde bulunduğumuz yılın ve dünyanın bitmeyen sorunlarını ön plana çıkartacak olanlardan seçmiş. Ben Bertolt Brecht, kapitalist düzenin gerçekleri, bozuk adalet sistemi, insanların alınıp satılması, ezenler ve ezilenler, zenginler ve yoksullar, çarpık düzende kadınların konumu, savaş, iyi bir dünya bırakmak üzerine yoğunlaşıyor. Metinler öylesine güncel, öylesine günümüzü anlatıyor ki insanın, 2.Dünya Savaşı yıllarında yazıldığına inanası gelmiyor. Brecht sanki bizim ülkemizi, bizim insanlarımızı da düşünmüş. Söylemler son derece sert de olsa, savaşın yıkımından da söz edilse, yönetmen Genco Erkal, müzikli kabare havası içinde, alabildiğine göstermeci bir yorumla, eğlenceli bir hava yaratmayı yeğlemiş.

Muhteşem iki oyuncu var sahnede. Aslında onlar Brecht'in anlatıcıları ama kılıktan kılığa giriyorlar. İnanılmaz kondisyonu, coşkusu, ile Genco Erkal...1,5 saat aralıksız süren müthiş tempolu bir oyunculuk. Genco Erkal'ın hangi rolde olursa olsun, enerjisine, canlandırdığı kişiye mutlaka yansıttığı tiyatro tutkusuna hayranım. O kadar şevkle, o kadar aşkla oynuyor ki. Bunun seyirciye geçmemesi imkansız. Sahnede olduğu her an 'İşte benim hayatım, Tiyatro 'der gibi. Bence de siz 'Tiyatrosunuz' sevgili Genco Erkal.

Genco Erkal'ın yanında, sesi, fiziği, oyun gücü ile pırıl pırıl parlayan ustasından aşağı kalmayan Tülay Günal var. İlk kez 15 yıl önce Dostlar'ın sahnelediği 'Simyacı' oyununda kesişmiş yolları. İyi ki Brecht onları yeniden buluşturmuş. Tülay Günal, kabare için aranılan tüm özelliklere sahip bir oyuncu. Brecht'in göstermeci tavrını içine sindirmiş, oyunun her anında, hayat kadını, çocuk ya da asker bunu yansıtıyor. Tiyatroya başlamadan önce caz şarkıları söylediği için bunun avantajını kullanıyor. Bence, birinci sıradan oyunu seyreden, Brecht'in şarkılarını Türkiye'ye tanıtan Zeliha Berksoy'dan bile tam not almıştır. Sahnede çok hoş duran, oyun gücü, sesi, vücut dili, bakışları ile etkileyici bir kadın izledim. Kusursuz derler ya Tülay Günay'ı anlatacak en doğru sözcük bu herhalde. Ayrıca ikili olarak, danslarda ve şarkılarda çok uyumlular.

Ali Yenel'in siyah sandalyelerden oluşan sahne tasarımı, seyircinin, oyunun kabare havasına hemen girmesini sağlaması açısından başarılı. Önce iki masanın üzerinde ve etrafında duran değişik formdaki sandalyeler oyun ilerledikçe farklı görevler üstlenip oyunculara yardımcı oluyor. Sahnede hiçbir fazlalık yok; Brecht, bir piyano, müzik ve muhteşem iki oyuncu. Kabarenin can damarını oluşturan müzikleri düzenleyen Emin Fındıkoğlu ve ışık tasarımını yapan Yüksel Aymaz'a da özel bir alkış. Özlem Kaya'nın giysi tasarımını da sevdim. Tülay Günal'in siyah büstiyerli kırmızı kıyafetinin altına topuklu ayakkabı daha çok yakışabilirdi ama bütünlüğü bozmamak adına rugan çizme ile oynaması göze batmıyor.

Daha iyi bir dünya için

Genco Erkal yine yaptı yapacağını. 40 yıllık yol arkadaşı Bertolt Brecht'in şiirleri, öyküleri ve şarkıları ile bir kez daha çarptı gerçekleri yüzümüze. Oyun, 40'lı yıllarda yazıldığı halde sanki günümüz dünyası ve kimi bölümler de bizim ülkemiz için yazılmış kadar güncel. 'Ben Bertolt Brech' 20.yüzyıl tiyatrosuna yön vermiş, epik tiyatronun büyük ustası Brecht ile Türk Tiyatrosu'nun büyük ustası Genco Erkal'ın çok hoş, vurucu, eğlenceli bir buluşması. Avuçlarım acıyıncaya kadar alkışladım. Oyun, Ege ve Anadolu turnesine çıkmadan hemen ama hemen alın biletinizi. Eminim bir kez daha izlemek isteyeceksiniz.

Bu ülkenin Genco Erkal gibi daha iyi bir dünyada yaşayabilmemiz için, elini taşın altına cesurca koyan sanatçıları oldukça hala umut var demektir. Yeter ki düşünelim ve sorgulayalım.

Genco Erkal 53 yıldır sahnede.

Dostlar Tiyatrosu 43 yaşında.

Brecht'in isyanını 40 yıldır Genco Erkal yaşatıyor.

Genco Erkal, Bertolt Brecht'in dizeleri ile seyirciye sesleniyor:

Ne olur olağan demeyin/ her gün olup bitene/ Kargaşanın egemen olduğu/ Düzensizliğin düzen sayıldığı, insanın insanlıktan çıktığı bu karanlık çağda, demeyin sakın bunlar olağandır'

Tiyatronun gücünü asla küçümsemeyin.

Bilin: Adalet Halkın Ekmeğidir, Bertolt Brecht'in 'Halkın Ekmeği' şiirinin ilk dizesidir. )

Rengin Uz

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim