http://www.aict-iatc.org/

Sibiu'nun Orta Yeri Tiyatro

Sibiu'dayız. Edinburgh ve Avignon'dan sonra dünyanın 3. Büyük tiyatro festivalini izlemeye geldik Romanya'nın bu küçük kentine. Uluslararası Sibiu Tiyatro Festivali 18 yıldan buyana düzenleniyor.

Eimnutas Nekroisus, Luc Bondy, Burg Theater, Pan.optikum festivalin dünya çapındaki yıldızları. Program çeşitliliğiyle tiyatroseverlerin başını döndüren festivalde bu yıl -sıkı durun- tam 70 ülkeden 300 temsil sunuldu. Günlük seyirci sayısının ise yaklaşık 60.000civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu yıl 27 Mayıs- 5 Haziran tarihleri arasında 10 gün boyunca Sibiu'nun tüm meydanları, sokakları, müzeleri, okulları, fabrikaları vb. birer sahneye dönüştü. Programda klasik tiyatro da var, sokak tiyatrosu da, modern dans da var, Flamenko da, çocuk oyunları da var, klasik ve pop müzik konserleri de. Festival 15 kategoriye ayrılmış; sergiler, kitap fuarı, konferanslar, okumalar, atölyeler de var bu çerçevede. Avrupa ülkeleri dışında İran, Suudi Arabistan, İsrail, Tayland, Martinik, Japonya ve Çin'den topluluklar da festivalin konukları arasında yer alıyor.

Şehrin 60 farklı yerinde düzenleniyor gösteriler. Festivalin yöneticisi, Radu Stanca tiyatrosunun genel sanat yönetmeni Constantin Chiriac. 5,8 milyon EUROluk bütçenin yalnızca % 26sı yerel kaynaklardan, kalanı ise sponsorlarda , proje ve partnerlerinden geliyor. Bu kadar geniş kapsamlı festivalin organizasyonunda yaklaşık bin kişi görev alıyor. Bir hafta boyunca bir gösteriden ötekine koşturduğumuz festival görkemli bir oyunun ardından havai fişek gösterisi ve kapanış partisiyle sona ererken bize de bavulumuzu toplayıp dönmek ve izlenimlerimizi kağıda dökmek kalıyor.

Yıllardır Almanya ve Avusturya'nın önemli tiyatro festivallerine katılan biri olarak Sibiu Festivali'ni – itiraf etmem gerekirse- pek duyduğumu söyleyemem. Ama yönetmen Kemal Başar 10 yıldır gidip geldiği, oyunlar yönettiği Romanya'dan her söz ettiğinde bu festivalden bahseder ve "mutlaka gitmelisin", derdi. Sonunda bu yıl "gidelim kendi gözlerimizle görelim", dedim. Ayrıca bir de güzel haber vereyim, Kemal Başar bu sezon Romanya'da yeni oyun sahneleyecek. Kim bilir belki bir kez daha yolumuz düşer Romanya'ya.

Festival hakkında bu kadar bilgi verdikten sonra gelelim, aklımı başımdan alan yapımlara. Burg Theater'dan Markus Meyer'in oynadığı Dorian Gray'ın Portresi, Silviu Purcarete'den Faust, Dönüşümler ve Karnaval; Nomad Theatrical Company'den Grant Neale'in usta işi oyunculuğuyla sade fakat etkileyici Polanksi Polanksi, Hollanda grubu Teatro Pavana'dan sokak tiyatrosu Le Dame, Kargadan Theatre'dan ilginç bir iran oyunu Hiroşima Ağıdı, Romen yönetmen Gavriil Pinte'nin yönettiği "Çocukluğuma geri dönüş kılavuzu" ve Dansk Rakkerpak topluluğunun Rickshaw sokak gösterisi.

Muhteşem Bir Faust

Öncelikle yıllar önce bir seminer için geldiğim Romanya'da adını aklımın bir köşesine yazdığım usta yönetmen Silviu Purcarete'nin oyunlarını programda görünce "üç oyununu da mutlaka izlemeliyim" dedim ve Romanya'nın dünya çapındaki yönetmenin imgelem dünyasına bir kez daha hayran kaldım.

Sibiu'nun Avrupa Kültür Başkenti seçildiği 2007 yılı için sahnelediği görkemli Faust prodüksiyonu, Edinburgh başta olmak üzere dünyanın önemli festivallerinde boy gösterdikten sonra Sibiu'da yoğun bir ilgiyle karşılandı. 100 kişilik oyuncu ekibi ve sahne arkasındaki 40 teknisyeniyle gerçekten çok çarpıcı bir tiyatro keyfi yaşatıyor. Purcarete uyanıkken düş görmemizi sağlıyor.

Oyun başladığında Faust'un ( Ilie Gheorghe) öğrencileri laptoplarının başında sıralarda oturuyor . Harabe gibi yıkık dökük bir sınıf, etrafta gazete yığınları, iskeletler, kavanozlarda ceninler, kitaplar, bir köşede kocaman bir fiberglas gergedan. Faust'un Mefisto'yla karşılaştığı an muhteşem. Mefisto önce kara bir köpek olarak çıkıyor karşısına, sonra birden bir dolaba giriyor tasması Faust'un elinde, birden dolabın kapağı açılıyor ve ok gibi insana dönüşmüş bir Mefisto fırlıyor dolaptan. Ve o andan itibaren oyun boyu olağanüstü oyunculuğuyla gözümüzü bir an bile üzerinden ayıramıyoruz Ofelia Popii' nin canlandırdığı Mefisto'nun. Hermafrodit bir yaratık Mefisto, kılıktan kılığa giriyor, göz alıcı, kötü fakat bir o kadar da çekici, şaşırtıcı. Nefes kesici bir gösterim izliyoruz. Faust'un sınıfının camlarının ardından alevler yükseliyor, derken sahne açılıyor ve seyircileri sırayla sahneye alıyor oyuncular. Yumuşacık çim kaplı ıslak bir zeminden sahnenin arkasına geçerek Valpurgis gecesine tanıklık ediyoruz,: ip cambazları, trapezciler uçuyor tepemizden, ateş yutan adamlar, kanlı, ürkütücü orji sahneleri, tepsilerle taşınan domuz kelleleri, domuzlarla sevişen cadılar... Faust'un kanlı gerçeküstü ve tuhaf dünyasına hoş geldiniz! Faust'un olağanüstü sahne ve ışık tasarımı Helmut Stürmer imzasını taşıyor. Stürmer aynı zamanda Purcarete'nin festivalin kapanış oyunu olarak izlediğimiz "Dönüşümler"inin de görkemli tasarımını gerçekleştirmiş. Paris'ta yaşayan Purcarete görkemli ve kalabalık oyunlar yönetmeyi seviyor, Romanya'da reji yapmaya devam eden yönetmenin oyunları dünya festivallerinin demirbaşları arasında. Ovidius'un "Dönüşümler"i Radu Stanca Tiyatrosu'nun yanındaki meydanda beyaz iç çamaşırları giymiş 28 oyuncuyla dev bir havuzun içinde su, ateş ve dumanlarla şahane bir seyirlik ve müthiş bir hareket tiyatrosu olarak izleyicileri büyüledi.

http://www.sibfest.ro

TARAF, 24.06.2011

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim