http://www.aict-iatc.org/

Bir Aile Üçgeni

DOT, Türk tiyatro seyircisini Dennis Kelly ile tanıştırıyor...

ÖKSÜZLER- Yazan: Dennis Kelly, Yöneten: Tuğrul Tülek, Çeviren: Selin Girit, Işık tasarımı: Alaz Köymen, Oyuncular: İbrahim Selim/ Gizem Erdem/ Yusuf Akgün.

DOT, tiyatro mevsiminin ilk yapıtı olarak çağdaş İngiliz tiyatrosunun önemli adlarından 41 yaşındaki yazar Dennis Kelly'nin "Öksüzler" adlı ve iki ödüllü (2009 Edinburgh Fringe Festivali'nde Herald Angel Ödülü ve Fringe First Ödülü) oyununu seyirciyle buluşturdu. Selin Girit'in özenli çevirisiyle dilimize aktarılan oyun, orta sınıf bir İngiliz çiftin yemek masasındaki konuşmalarıyla başlıyor. Aynı anda da, kadının erkek kardeşi, yani öksüzlerin ikincisi kan revan içinde odaya dalıyor ve başına gelenleri anlatmaya başlıyor.

İngiltere'de yayınlanan eleştirilerden birinde, "Öksüzler'in ürkütücü ilk sahnesi, giderek suçu işlemiş ya da işlememiş olabilecek birinin anlattığı olmuş ya da olmamış bir bıçaklı saldırı hikâyesine dönüşüyor," denilerek şiddetin en olmadık yerde, en olmadık zamanda karşımıza çıkabileceği vurgulanıyor. Gerçekten de Kelly'nin oyunu bizi rahat evimizin, mutlu yuvamızın sokak kapısından dışarıya adım attığımız anda karşımıza çıkabilecek tüyler ürperten, kanımızı donduran bir dünyaya götürüyor.

Burada, Dennis Kelly'nin tiyatroya bakışını belirtmek istiyorum. Diyor ki: "Ben tiyatroda korkuyu hissetmek, güçlü duyguları duymak istiyorum. Belki de bu hayvan yanımız, canımızı yakan şeyi bilmek istiyoruz. Belki de bunları dışa vurmam iyi oluyor, aksi halde belki adam öldürürdüm."

Kelly, gerçekten de kendisinin duymak istediği korkuyu bizlere de yansıtıyor. O sıradan İngiliz ailesi (rahatça herhangi bir ülkenin ailesi de olabilir) yeni bir bebeğin sevinçli, umutlu beklentisinden, şiddet olayıyla ilgili merakları ve korkuları arttıkça neredeyse birbirlerinden kopacak üç kutup oluşuyor. Ama başlangıçta kayınbiraderine temiz gömleğini vermekten bile çekinen enişte, giderek olaylara mesafeli bakışını, dış gözle yorumlamayı bırakıp kurgunun bir parçası oluyor.

Benzer ortamlarda yaşadığımız zaman yakın/uzak çevremizde olan olaylar bizi öylesine etkiliyor ki, yukarda alındıladığım eleştiride söylendiği gibi, belki de olmamış ve olmayacak saldırılardan, saldırganlardan ürker hale geliyoruz. Bu korku toplumun içine sindiği anda da, ayrışmalar, kopukluklar başlıyor ve insanlar kendi tekil adacıklarında izole oluyorlar. Nitekim oyun bıçaklı saldırı, kürtaj, beyaz işçi sınıfının yabancılaşması, göçmenlerin yaşama koşulları ve bu koşulların nihai etkileri gibi temalara da gönderme yaptığı için toplumun çeşitli öksüzlüklerini, çeşitli kırılma noktalarını da irdelemiş oluyor.

Tuğrul Tülek bu vurucu metni, alabildiğine yalın bir yorumla, sözü oyunun kendi çarpıcılığına bırakarak yorumlamış. Dekorda İngiltere'deki sahnelenişlerde de kullanılmış olan aile ve çocuk resimleri, aileden uzak büyümüş öksüzlerin özlemlerini olduğu kadar , doğmuş ve doğacak çocukların aile bağı içinde büyüme beklentisini de başarıyla simgeliyor. Alaz Köymen'in finaldeki nokta ışığa doğru giderek kararan ışık tasarımı çok anlamlı.

Helen'de Gizem Erdem, kocası Danny'de İbrahim Selim ve kardeşi Liam'de Yusuf Akgün, çok anlaşmış bir ekip oluşturmuşlar. Gizem Erdem'in öksüz kardeşi ile toplumsal öksüzlük içine doğacak bebeğini koruma içgüdüsünü yansıtan yorumu, oyunun çeşitli noktalarındaki zirveyi yakalıyor.

Kontrpuan diyebileceğimiz Danny karakterini canlandıran İbrahim Selim, Danny'nin başlangıçtaki itici sayılacak kadar mesafeli duruşundan finalde geldiği noktaya kadar olan gelişim çizgisini hiç abartmadan aktarıyor.

Liam'de Yusuf Akgün, boynu eğik ama bir o kadar isyankâr, saf ama bir o kadar yalancı ve düzenbaz, korkak ama bir o kadar sevecen ve yürekli olabilmeyi başarıyla aynı potada eritiyor.

Dennis Kelly, "Oyunlarımın bir gerilim yaratmasını isterim. Seyirci oyunlarımı ister nefretle ister beğeniyle karşılasın, yeter ki sıkıcı bulmasın. Oyunlarımda öncelikle akla değil duygulara hitap ediyorum. Yazarlar melodrama düşmekten korktukları için kendilerini tutuyorlar, sonuçta ortaya dramatik olmayan karakter tahlilleri ya da toplumsal görüşler çıkıyor," diyor. Öksüzler'in seyircisi, tam da yazarın istediği gibi, can sıkıntısının yakınından bile geçmeyen duygularla izliyor oyunu. Hem de nefret etmeden, en nefret edilecek noktada bile sahnedeki üç kişiye sempati duyarak.

Ne diyeyim; yine bir DOT oyunu, yine bir tiyatro şöleni...

Demedi Demeyin

GÖRÜNMEYEN- İstanbul yeni ve genç bir tiyatro

topluluğuna kavuştu: Tiyatro Karnaval. Mecidiyeköy'de

eski G.Ülkü-G.Özcan tiyatrosunun salonunda çalışmaya

başlayan topluluğun ilk oyunu Craig Wright'ın

"Görünmeyen" adlı yapıtı. Tolga Yeter'in

Yönettiği oyunda Barış Atay, Caner Erdem ve

Gökhan Yıkılkan rol alıyor. (0.212.347 44 80)

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim