http://www.aict-iatc.org/

KO-MEDYA

Devlet Tiyatrosu'nun oyunu "medya nasıl yönlendirilir ve nasıl yönlendirir" konusunu irdeliyor

VE HEP BİRLİKTE SOLDAN ÇIKARLAR- Yazan: Kerem Kurdoğlu, Yöneten: Celal Kadri Kınoğlu, Dekor: Şirin Dağtekin Yenen, Kostüm: Mihriban Oran, Müzik: Cem İdiz, Işık: Enver Başar, Oyuncular: İsmail İncekara/ Gülenay Kalkan/ Elif Çelikcan, Ekran oyuncuları: Hande Özelsancak/ Gözde Çetiner/ Ami Vice/ Elif İdiz/ Dave Phillips/ Charlotte Şamlı/ Rick Hummel/ Camille Louis/ Beste Öneren/ Can Ger/ Gaye Atay/ Heather Mellows/ Emily Anderson/ Jameson Vierling/ Belinda Atay/ Alain Michard/ Remzi Evren/ Maura Kelly/ Jens Wicker/ Derya Çelik/ Burhan Ökmen/ Adem Demirci/ Sadık Yarımca/ Michael Hayes/ Colin Edmons/ Merve Bozcu/ Doğu Göçük/ Muratcem Orhan/ Philip Gee/ Nuray Yarımca/ Baran Şaşoğlu, Video yapım ve yönetim: Kerem Kurdoğlu.

Bill Gates, dünyayı sınıfsız bir topluma ulaştıracak, yepyeni bir devrimin gizli önderi olabilir mi? Dünyanın en zengin adamlarından biri, aylardır, kimseye haber vermeden, Seattle'ın kenar mahallelerinde, harap bir binanın dördüncü katında düzenli olarak kimi ziyaret etmektedir? Şu anda bütün dünyanın Bill Gates diye bildiği kişi, gerçek Bill Gates mi? Bir reenkarnasyon sonucu yeniden dünyaya gelen Karl Marx olabilir mi?

Devlet Tiyatrosu'nda izlediğimiz "Ve Hep Birlikte Soldan Çıkarlar" adlı oyun, bu sorulardan hareketle yazılı ve görsel medya ile sosyal medyadaki bilgi kirliliğini irdeliyor. Bir takım kaynakların manipülasyonuyla medyanın nasıl yönlendirildiği, buna bağlı olarak da medyanın toplumu nasıl yönlendirebileceği gösteriliyor. İngilizcedeki "Köpek kuyruğundan daha akıllıdır, ama kuyruk daha akıllı olsaydı o zaman köpek kuyruğunu sallamaz, kuyruk köpeği sallardı" özdeyişinden kaynaklanan "köpeği sallamak" deyimi, dikkatleri daha önemli bir meseleden daha önemsiz bir meseleye çekerek asıl sorunu ört-bas etmek anlamında kullanılıyor. Bunun çok güzel bir örneği, Dustin Hoffman ve Robert de Niro'nun rol aldığı, ülkemizde "Başkanın Adamları" adıyla gösterilen, ama özgün adı "Köpeği Sallamak" olan filmdir. Film, ABD'de başkanlık seçimleri öncesinde yeniden aday olan başkanın seks skandalını hasıraltı etmek için düzmece bir savaşın tezgâhlanmasını konu edinir. Türkçedeki aslında bir yankesicilik yöntemi olan "cambaza bak" deyimi de, gündemi saptırmak için ortaya bambaşka konuları getiren politika taktiğini tanımlar.

Oyun, uluslararası iletişimin yaygınlaştığı çağımızda, herhangi bir yerde ortaya atılan bir haberin dünyanın çok farklı yörelerindeki canlı yayınlara katılan yorumcuların ve tanıkların görüşleriyle nasıl dallanıp budaklandığını, yalanı yanlışıyla nasıl geliştiğini bir TV stüdyosundan aktarıyor. TV kanalının farklı ülkelerdeki muhabirleri bu görüşleri aktarırken, stüdyodaki bir kadın yorumcu da bunları irdeleyip daha sonraki olasılıklar hakkında bir tür kehanette bulunuyor.

Oyunun yönetmeni Celal Kadri Kınoğlu, "Televizyondaki yerli dizilere hapsolmuş zihinler için tiyatronun matematiği, kurgusu, hızı ve derinlikleri artık zorlayıcı oluyor...Ve Hep Birlikte Soldan Çıkarlar, son senelerde okuduğum en ilginç Türk oyunu oldu. Oyundan ziyade tiyatro için yazılmış sahte belgesel...Çok katlı entelektüel bir şaka," diyerek oyuna nasıl yaklaştığını anlatıyor. Ne var ki, oyuncu seçimi konusunda çok doğru karar verdiğini düşünmüyorum. Sunucu rolünde, yılların iyi oyuncusu İsmail İncekara, bu oyunda gerektiği kadar dinamik ve kıvrak değil. Hele o dans adımlarına hiç gerek yoktu. Yorumcuyu oynayan Gülenay Kalkan, sadece metni ezberlemiş ve o ezberi okuyormuş izlenimini uyandırıyor. Elif Çelikcan da çok olumlu bir çizgi çizmiyor. Buna karşılık sahnedeki çeşitli ekranlara taşınan dış muhabirlerle ilgili bölümler, gerek oyunculuk, gerekse teknik olarak iyi kotarılmış.

Seyircilerin sosyal medyadaki oyunla ilgili yorumlarına baktığımız zaman, Kınoğlu'nun "o zihinler" konusunda ne kadar haklı olduğunu görüyoruz. Tabii bunda, bu tarz oyunları Devlet Tiyatrosu sahnelerinde izlemeye alışık olmayanların alışageldiklerini görmek beklentisi de rol oynuyor. Bu açıdan "Ve Hep Birlikte Soldan Çıkarlar", hem Kerem Kurdoğlu, hem de Devlet Tiyatrosu açısından yeni bir özellik taşıyor. Kerem Kurdoğlu, "gelecek vaat eden genç kuşak yazarı" olduğu yıllardan bu yana, gerek oyun yazarı, gerekse yönetmen olarak ödün vermeyen başarılı çalışmalara imza attı. Ama ilk kez, oyunu büyük bir salonda kalabalık bir seyirci topluluğuyla buluşuyor. Daha doğrusu, bugüne kadarki ufak salonların ne izlemeye geldiğini bilen az sayıdaki seyircisi dışında, ilk kez öncelikle "verdiği bilet parasını ille de gülerek ya da ağlayarak amorti etmek" isteyen sıradan seyirci dalgasında surf yapıyor. Devlet Tiyatrosu ise İstanbul Müdürü Şakir Gürzumar'ın "uluslararası bir kumpas vasıtasıyla neoliberalizmin tüm kalelerini yerle bir eden" diye tanımladığı oyuna repertuarında yer vererek alışılmış kaleleri yerle bir ediyor. Çoğumuzun sık sık cambaza baktırıldığımız şu günlerde çok yerinde bir seçim.

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim