http://www.aict-iatc.org/

“ÖLÜLERİ GÖMÜN” SAVAŞA KARŞI GERÇEKÜSTÜ BİR PROTESTO

Dünyanın birçok yerinde sürüp giden savaşlardan birinde vurulan askerler mezarlarından kalksalar ve savaşı durdurmaya kalksalar neler olur? Peki ölmeyi, gömülmeyi reddeden bu askerlere karşı generallerin, silah tüccarlarının, bürokratların hatta fahişelerin tepkisi ne olur?

İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımı olan "Ölüleri Gömün" bu soruların cevabıyla karşımızda.

İddialı, nitelikli ve anlamlı bir yapım olan oyun, ilk kez 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivalinde sahnelenmiş ve antimilitarist yapısıyla dikkat çekmişti.

Oyunu yazan 1913 New York doğumlu Irwin Shaw, savaş eleştirisini hatta savaş karşıtlığını ait olduğu toplumun ordusu üzerinden aktarıyor izleyiciye. Orijinal adıyla "Bury The Dead" i 1939 yılında henüz 23 yaşındayken, "savaşa karşı tek perdelik oyunlar" yarışması için yazmış ve ödülün sahibi olmuş.

Oyun bir savaş arenasında gömülmek üzere ölen askerlerin cepheden toplanmasıyla başlıyor.

Kiminin bağırsakları deşilmiş, kiminin beyni parçalanmış olan bu askerler savaş alanlarının acımasız yöntemiyle adeta mezarlara fırlatılıyorlar. Bu fırlatma işi sırasında kullanılan "siper kazmadığın zaman ölüleri gömüyorsundur, ölü gömmediğin zaman da bitlerini kaşıyorsundur" cümlesiyle savaşın anlamsızlığına daha ilk sahnelerde vurgu yapılır.

Asıl oyun da bu giriş sahnenin ardından başlar. Mezara atılan bu altı asker gömülmeyi reddeder. Mezarlarından çıkarak kendilerini istekleri dışında ölmeye gönderen bu sisteme karşı başkaldırı yapan askerler üzerinden, uygarlığın ölüleri gömmek olduğu söylemi eleştirilir. Sofokles'in Antigonesi'ni hatırladığımızda Antigone, haksızca öldürülen kardeşinin kuzgunlara yem olmaması, gömülmesi için çabalamaktaydı. Evet Antigone' nin çabası kardeşinin gömülmesiydi çünkü uygar bir toplum ölülerini gömmeli, ortada bırakmamalıydı. Peki ölüleri gömmek uygarlık için yeter koşul mudur? Emperyalist amaçlar uğruna savaş alanlarına gönderilen genç insanların ölümüne sebep olmak sonra da onları gömerek bu sorumluğun üstüne bir çizgi çekilebiliyorsa "biz uygar bir toplumuz, işte ölülerimizi gömdük" denebiliyorsa aslında ortada ciddi bir kandırmaca vardır.

Oyunda askerilerin direnişi karşısında yüzbaşı, generalinden "ne yapın edin, gömün!" emrini alır. Zaten doktor raporları, otopsi sonuçları da askerlerin ölü olduğunu bildirir niteliktedir. Bu noktada gömülmek için hiçbir engel yoktur ama askerlerin direnişi devam eder. Yapılacak tek şey vardır o da askerlerin anne, sevgili, eş, kardeş olan kadınlarını çağırmak. Tek perdelik oyunun ikinci bölümü bu kadınların devreye girmesi ve etkileyici diyaloglarla anlam bulur.

Musa Uzunlar, Salih Dündar Müftüoğlu, Civan Canova gibi önemli isimlerin yer aldığı oyunun otuz beş kişilik kalabalık bir kadrosu var. Oyunu yöneten Şakir Gürzumar, kalabalık kadrolu oyunu ve oyun metninin gücünü sahneye başarılı olarak taşıyor. Sahnedeki yaşamla ölüm sarmalını oluştururken izleyiciyi de bu sarmala dolamayı sağlıyor. Behlüldane Tor' a ait olan güçlü, şaşırtıcı, işlevsel dekor tasarımı da oyunun gücünü ve dinamizmini destekliyor. Ana sahneyi savaş alanı olarak belirleyen Tor, sahneyi bölümlere ayırarak sahne üzerindeki geçişlerle hayat kadınlarına, medya patronlarına, askeri karargahtaki generallere, silah tüccarlarına, din adamlarına hareket alanı sağlıyor. Çuvallar, dikenli teller, gözetleme kuleleri gibi eklemelerle de oyunun inandırıcılığını arttırıyor. Yakup Çartık çalışması olan ışık tasarımı, ayrıca Cenk Taşkan'ın imzasını taşıyan müzik ve efekt uygulamaları oyun metninin özümsemiş olduğunu gösterir niteliğiyle dikkati çekiyor.

Savaşın anlamsızlığını buna karşılık insan hayatının değerini başarılı bir şekilde vurgulayan "Ölüleri Gömün" ü izleyin. İzledikten sonra sizin de üzerinizde antimilitarist bir etki bırakabilir. Hatta üstüne Francis Ford Coppola'nın, sinema tarihinin en başarılı savaş karşıtı filmlerinden olan "Kıyamet"i izlemek veya Jerzy Kosinski'nin bir çocuğun gözünden İkinci Dünya Savaşı'nı anlattığı "Boyalı Kuş"u okumak isteyebilirsiniz. Filme ve kitaba vaktim yok derseniz Ian Brown' un Illegal Attacks şarkısını dinleyin ve iyice savaş karşıtı olup çıkın.

"Ölüleri Gömün" İstanbul Devlet Tiyatrosu Cevahir Sahnesi'nde 7 ve 19 aralık tarihleri arasında pazartesi hariç her gün izlenebilir.

Eser RÜZGAR

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim