http://www.aict-iatc.org/

Külhanda Yatanlarla Sarayda Semirenler Arasında Bir Dönemin Müzikal Panoraması

Bakırköy Belediyesi Tiyatrosu'nun sezon sonuna doğru yaklaşırken sahnelemeye başladığı "Külhanbeyi", müzikli oyunlara duyduğumuz özlemi giderdi doğrusu. Turgut Özakman'ın "Bir Şehnaz Oyun"unu ve "Resimli Osmanlı Tarihi"ni, Haldun Dormen'in "Kantocu"sunu ve Tarık Şerbetçioğlu'nun "İstanbul Hatırası"nı anıştıran dönemsel atmosfer içinde Ülkü Ayvaz'ın kaleminden çıkan oyun, Ankara Devlet Tiyatrosu'nun deneyimli yönetmeni Kemal Başar'ın rejisiyle sahneleniyor.

Meşrutiyet dönemi Osmanlısında sarayın ve halkın günlük telaşı arasında yeşerip solan bir aşk hikayesinin yanı sıra, özgürce haber alma hakkının kısıtlanması, basın üzerindeki baskı, iktidar yandaşlarının kollanırken karşıtlarına karşı güdülen kin... Kulağımıza, gözümüze hiç de yabancı gelmiyor olsa gerek bu haller... İşte "Külhanbeyi" bu kaypak ve sahte ortamda yürekleriyle, alın terleriyle İstanbul'da o dönemlerde sıklıkla çıkan yangınları söndürmek için bir oradan bir oraya koşan bir avuç tulumbacının günlük kaygıları üzerinden bir dönemin panoramasını sunuyor.

Para nasıl ki her pisliği örtmeye, her hırsı tatmin etmeye yarıyorsa, elbette ki bu parayla satın alınabilecek adamcıklar da her dönemde bulunur. Külhanbeyi'nde de gazetecisinden tulumbacısına kadar her kesimden yandaş edinmek iş yapmanın, iktidarda kalmanın raconunu oluşturuyor. Maldan mülkten hazzetmeyerek tulumbacılık yapan Paşaoğlu Çiroz Ali gibi, mesleğini namus ve şerefiyle yerine getirmekten başka gayesi olmayan gazeteci Ali Suavi gibi, adını deliye çıkararak bildiğini okuyan tulumbacı Behiye gibi duruşuyla, toplumdaki yerini kendi belirleyen ve genel kabul görmüş değerleri reddederek muhalefette kalan oyun kişilerinin varlığı iktidar için her zaman tehlike yaratıyor. İçinde yaşadığımız günlerde de bu duruşu ve söylemi savunan bireylerden korkulması, toplumdan tecrit etmek ve hatta katletmek için fırsatlar kollanması oyunun güncelliğini korumasını sağlıyor.

Yönetmen Kemal Başar, Ayvaz'ın aslı Külhanbeyi Operası adıyla basılmış olan eserini Can Atilla'nın müzikleriyle renkli dinamik bir kurguya oturtmuş. Can Atilla ismi, şimdiye kadar yarattığı eserler ve tiyatro müzikleriyle seyirciyi ve ekibi tatmin etmenin ötesinde kalıcı ve metinle bütünleşen bestelerin garantisi anlamına geliyor. Başar'ın hem oyun 'cast'ını oluşturmada hem de yaratıcı ekibi kurmada başarılı bir çalışma yürüttüğü görülüyor. Kadronun büyüklüğüne rağmen sahnelerin az sayıda oyuncuyla oluşturulması, sadece koreografiye yaslanmadan komediye meylettiren mizansenlere yer verilmesi, seyirciyi mizansenin içine çekiveren atraksiyonlar sergilenmesi... Bütün bunlar Külhanbeyi'ni kolay ve keyifle izlenir hale getiren özenle kotarılmış kurgusal ayrıntılar.

Her devrin adamı olan Müsteşar Paşa rolünde İsmail İncekara'nın usta oyunculuğu ön plana çıkıyor. Padişah'ta Aytekin Özen'i otoritesinin arkasında korkularıyla yaşayan bir aciz adam olarak görüyoruz. Zaptiye Amiri'nde Münir Akça'nın ses tonunu kullanımı ve esnek hareketleri, karakterin gerektirdiği deliliği, gözükaralığı yansıtmasında aracı oluyor.

Basiretçi Ali Bey rolünde dengeli oyunculuğu, abartıya mahal vermeyecek şekilde role hakimiyetiyle Emrah Eren başarılı bir performans sergiliyor. Oyunun romantik erkeği Çiroz Ali'yi Tugay Mercan canlandırıyor. Bakırköy Belediyesi Tiyatrosu'nun her sezonda başrol oyuncusu olan Defne Şener Günay ise Deli Behiye'de daha önceki çizgisine yaklaşamıyor. Behiye'de görmeyi arzu ettiğimiz gücü, deliliği, baş kaldırıyı tam anlamıyla yansıttığını söylemek zor.

Ali Suavi rolünde Erol Ozan Ayhan, Çeşme Meydanlılar'ın reisi rolünde Ali Can Yücesoy ve Kadırgalılar takımının reisi rolünde Mert Asutay, iyi bir oyun çıkarmakla birlikte müzikal oyunun imkan tanıdığı görkemi belki rollerin çerçevesi içinde mümkün olamadığı için yeterince gösteremiyorlar.

Oyunun kostümlerinde Sadık Kızılağaç'ın imzası bulunuyor. Hem dönemi yansıtan hem de oyuna yakışan stilize bir duygu uyandıran tasarımıyla Kızılağaç özenli bir çalışma sergilemiş. Işık tasarımında Yüksel Aymaz özellikle hamam sahnesinde ışığı tam bir oyuncu olarak sahnenin ortasına yerleştiriyor. Koreografinin ise önümüzdeki sezona daha iyi yerleşeceği kesin.

"Külhanbeyi", özenle yazılmış metni, renkli müzikleri ve başarılı rejisiyle önümüzdeki sezonun çok ilgi gören yapımlarından biri olacak ve birkaç sezon sürecektir.

Ragıp Ertuğrul

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim