http://www.aict-iatc.org/

ORBEY'E ÖDÜL

Bazı insanlar mesleklerinin birçok dalında hatta kardeş mesleklerde de üstelik iz bırakacak işler yapmış en önemlisi bireysel değil, ekip işi başarılara imza atmışlardır. Ergin Orbey'e Tiyatro Eleştirmenleri Birliği'nin Anadolu Bölge Başkanlığı'nca sunulan onur ödülünün kamuoyuna duyurulması sözkonusu olduğunda sevgili hocamız Ayşegül Yüksel "Tiyatro sanatına yönetmen, yönetici, aktör, eğitici olarak tüm katkıları özellikle de Eskişehir'e verdiği yüksek öğretim düzeyinde tiyatro eğitimi hizmeti ve Eskişehir Belediye Tiyatrosu'nun kuruluşu ve gelişimine büyük katkısı nedeniyle" şeklinde formüle etti düşüncemizi. Ergin Orbey'in ne kadar geniş bir zeminde ve ne denli sorumluluk yüklü bir meslek yaşamı sürdürdüğünü biraz da şaşırarak görüyoruz bu cümlede.

Ergin Orbey'le 1977'de, Bülent Ecevit'in Başbakan, Ahmet Taner Kışlalı'nın Kültür Bakanı olduğu yıllarda sıkı bir sınavla Dramaturg olarak girdiğim Devlet Tiyatrosu'nda Başdramaturg olarak çalışırken tanıştım. Zaten Devlet Tiyatrosu'na girişimin nedeni de bu üç ismin yan yana gelmesiydi. . (Dramaturgi sınavında Sevda Şener, Cevat Çapan, Ergin Orbey, Turgut Özakman, edebi kurulda ise Cevat Çapan ve Vedat Günyol vardı....İsimler sanırım dönemin niteliğini tanımlamak için yeterli.) Yıllardır yetkili olarak çalıştığım Banka'dan banka yöneticilerini şaşırtmak pahasına ayrılarak,( üstelik yarı ücrete üstelik bu ücretle yaşamaktayken) Devlet Tiyatrosu'na başvurmuş, Genel Müdür E.Orbey , eğitimimi ve Deneme Sahnesi deneyimimi duyunca dramaturgi sınavına girmemi istemişti. İşte Ergin Orbey'in Genel Müdürlüğü'nün belirleyici ilk uygulamalarından biri buydu. Sınavla Dramaturgi Kurulu oluşturuldu. Sınavı kazananlar arasında Murathan Mungan, Füruzan Tercan, Sıtkı Tekmen , Esen Çamurdan gibi isimler vardı. Böylece oyunların sahneye taşınması sürecinde dramaturgi aşamasının yalnızca oyun okuyup raporla edebi kurula sunmaktan ibaret olmadığı gibi önemli bir uygulama başladı. Bazı yönetmenler dramaturgları oyunun sahnelenmesinde görevlendirdiler. Örneğin ben Yücel Erten, Haldun Marlalı ve Ergun Uçucu'yla reji defteri de yaparak çalışmıştım.

Ödenekli tiyatrolarda genellikle ihmale uğramış bir alan çocuk tiyatrosudur. Ergin Orbey o yılların en önemli oyuncu ve yönetmenlerini çağırıp çocuk tiyatrosu konusunda kurumsal bir gelişme sağlamak ve proje geliştirmek için görevlendirdi.

Sorumluluğumda bulunan Dış İlişkiler Müdürlüğü'nün dosyalarından ikili uluslararası anlaşmaları incelerken saptadığım yurtdışı bilgi görgü seyahat olanaklarını bir listeyle kendisine sunduğumda, kurum içinde o sezon başarısı olan ve ağır bir sorun yaşayan insanlara (örneğin turne dönüşü tren kazası geçirenler vardı bunların arasında) bu olanaktan yararlandırdı. Daha önce yurtdışı olanaklarından belli bazı kişilerin yararlanmasına alışık olan kurum çalışanlarını bu uygulama hayli şaşırtmıştı .

Genel Müdürlüğü sürecinde Ergin Orbey, bütün kurumda , bilimsel ve toplumsal temele dayalı, ayrıcalıksız üretim günleri başladı. Eğitim kurumlarının farklılıkları nedeniyle sert karşıtlıklar yaşayan oyuncular arasında ekip olarak başarıyı paylaşma, kurum çalışanlarının tümünün bu ekip içinde değerli yerlere sahip olduğuna ilişkin barışcıl tutum yönlendirici oluyordu. Sanırım bu yaklaşımın etkisiyle, genel müdürlüğünün sürmesi için kurumda bulunan her görüşten bütün oyuncu ve yönetmenler (ancak onların yasal hakları vardı) imza toplayarak, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Kültür Bakan'na birkaç sözcü sanatçı eliyle teslim edildi. Ancak ne devlet tiyatrosu özerk bir yapıya sahipti ne de ülke yöneticileri bu demokratik tavra sahipti. Kısa bir zaman içinde Kültür Bakanı'nın sahneden kaldırılmasını istediği Arturo Uİ'nin Önlenemez Yükselişi, Soruşturma ve Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım gibi oyunların devam edeceğine ilişkin görüşünü Bakanlığa bildirmesini takiben görevden alındı.

Şüphesiz tiyatro tarihimizde Ergin Orbey'i; demokrat bir tiyatro yöneticisi , kıvrak zekasını toplumsal dünya görüşünü ve yeteneğini aktardığı unutulmaz oyunların rejisörlüğüyle , yetiştirdiği bunca tiyatro adamıyla saygın ve kalıcı bir iz bırakmış büyük ustamızdır.

Gülşen Karakadıoğlu

Hakkında

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), İstanbul'da yerleşik olan bir sivil toplum kuruluşu'dur. 1990 yılında 35 üyenin katılımıyla kurulan...

devamı için

Takip Et

Bilgi İletim